Sanal gerçeklik (Virtual reality), bilgisayarlar ve yazılımlar tarafından simüle edilen ortamlardır. Sanal gerçeklik ortamlarının çoğu bir bilgisayar ekranı aracılığı ile edinilen görsel deneyimlerden ibarettir. Bunla birlikte bazı ortamlar duyma, hareket gibi başka duyularlada etkileşim halindedir. Türkçe karşılığı ‘sanal’ olarak belirlenen ‘virtual’ kelimesi, gerçekte var olmayan kavramlar, olgular ve mekanlar için kullanılır. Bu terimin kökü ‘sanmak’ fiilinden gelmektedir. Dolayısıyla sanal bir kavram gerçek ya da varolan olmadığı halde, gerçeğin karşıtı da; yani sahte ya da yanlış da değildir.

Sanal gerçeklik teknik olarak bireylerin orda olma hissi yaşadığı bilgisayar kaynaklı 3 boyutlu ortamlardır. Kullanıcılar, çeşitli çevre birimleri sayesinde sanal ortamlara dahil olur. Bu esnada gerçeklik ile bağlantısı kopar ve sanal gerçekliğin içinde olma hissini yaşar.

Sanal geçeklik ortamları, kişi üzerinde yarattığı gerçeklik hissiyatının seviyesine göre sınıflandırılır;

Kısmi Katılımlı Ortamlar:  Fiziksel öğeler ve sanal imgelerin birlikte kullanıldığı bu ortamlar, kişiye, gerçek dünya ile ilişkisini tümüyle koparmadan bir gerçeklik hissi yaşatır. Uçuş simülatörlerini buna örnek gösterebiliriz.
CAVE – Tam Katılımlı Ortamlar:  CAVE, “Computer Assisted Virtual Environment / Bilgisayar Destekli Sanal Ortam” anlamındaki kısaltmadır. Bu ortamlarda, tüm duyusal algılara hitap edilir ve tamamen gerçek dünyadan kopar. Cave sistemsel olarak;  duvar ve zemin projeksiyonları, hoparlörler ve algılayıcılardan oluşur. Kasklı ekran (Head-Mounted Display/HMD) ve dermal-dokunsal  algı cihazı (joystick, eldiven) gibi çevre birimleri, katılımcının bu ortam ile etkileşimlerini artırmalarını sağlar.
Ortak (Çoklu) Katılımlı Ortamlar: İsminden de anlaşılacağı üzere bir çok katılımcının birbirleriyle etkileşime girebildiği sanal evrenlerdir.